15 Eylül 2016 Perşembe

Alışkanlıkların Yaşamızdaki Yeri*

/>
                                                               Alışmadan Önce
                                                 
Her alışkanlığın bir özentiden doğacağını fark etmek zor değil sanırım.
Ama her alışkanlık farklı bir kapı açar bizim için.Tane tane gelir ve insanın fabrika ayarlarına bile hükmedebilir.
Çevrenin ya da ailenin alışkanlıkları insanın iyi bir yola girmesini sağlar.Bunun tersine de toplum hayatında sık sık görüyoruz...
Kendimizin sevmediği veya sırf bir grubun içinde söz sahibi olmak için yeni alışkanlıklar kazanmanın insana geçici hazlar verdiği bence bir gerçektir.


Bunları söylüyorum.Fakat her insanın hataya düşmesi veya daha ileriye sıçraması bu alışkanlıklarının bir sonucu gibi hayatta karşımıza çıkıyor.
Kafamızdaki sorunlar hep bu alışkanlıkların bir sonucunda ortaya çıkmaz  mı sanki? Ne kadar istesek de hayat bize istediğimizi veriyormuş gibi yapabilir.
Düş görmek mi, duş etkisi yaşamak mı? Belki her iki yargıyı yaşarken bile insan;alışkanlıklarına sarılır.Tıpkı denize düşüp, en kötü tercihin yapılması gibi.


Alışkanlıklarımız iyi veya kötü olabilir.Burda önemli olan insanın tercihidir. Tek bir olgunun değişmesi bile insanın ömrüne ömür katması veya azaltması bilgimiz dışı değil.
Yaşamın içinde günler insanı değiştirebilir.İnsan dün sevmediği bir şeyi gelecekte alışkanlık haline getirebilir.
Şartların bu kadar oynak olması, tamamen kişinin iradesine kalmış olması biraz değişik bir duygu.
Yapabildiklerimiz, her zaman bizim kendi içimizde bulunan sevdiğimiz işler ve mücadele gücümüz olmuştur.İnsan bazen programlanmış gibi bir dürtüye kapılabilir.Bu özellik insana değişik bir haz verdiği gibi.Kötülük ve iyiliğin arasında ince bir çizgi çizebilir.



 İhtiyacımızın sadece bir anlık heves olduğu geriyor aklıma.Ama biraz abartık galiba hayatı.Tamam iyi yönde kullandığımız zaman alışkanlıklarımız bize faydası oldukça fazla gözüküyor.Kötü veya iyi alışkanlıkların bizi istemedimiz hedeflere maruz bırakabilir.Kontrollü başkasına kaptırmadan ,gücümüzü yerinde kullanalım.



Yalnız kaldığımda hep hatırıma gelir.Insan her şeye alışıyor. Ama insanın şu alışkanlıklara alışmadan önce sonunun nereye varcanı düşünmesi lazım.Bu kadar etki altında yaşarken bile hayatı anlamaya çalışıyor insan.

Her insan, alışkanlığını insanlık yararına kullanmayı bilmeli.Ne demek istesem başka kapıya gidiyor.En iyisi siz kendinizi fazla üzmeyin.Diğer yazımda mutlaka beklerim.Görüşmek üzere...