26 Eylül 2016 Pazartesi

Hükümsüz Anılar

/>

                        Eskiden oynadığım oyuncakları hiç terretdüt etmeden hırpalıyor, kırıyordum,evet şimdi itiraf ediyorum.Oyuncakların hareket mekanizması benim ilgimi çekmiştir.O  oyuncakları parçalarken;hep kendime söz verirdim:Seni eski haline getirecem, dostum.Ama hastayı bir türlü eski haline sokamıyordum.Neyse ki çocukların yaptığı yaramazlıklar o zaman hükümsüz oluyordu........



                       Çocukluktan ergen bir kişiliğe yol bulmak için yaptığımız  yanlışları şimdi hiç saymak istemiyorum.Benim yöntemim çok basit,deneme ve yanılma.Bazı insanlar ne denemek ne de yaşamak istiyor.Ama fark bence şurda;bazı insanlar hayatı kısıtlı yaşarken,bazı insanlarda hayatı daha geniş yaşıyorlar.



                        O kadar çok yaşadığımız anılar var ki; ama her gün birisi kayıp oluyor.Tıpkı insanların hayatları gibi...Her insan benim için bir veya birden fazla anıyı temsil eder.Ama hükümleri ancak bir ömür sürer. Hafıza dediğimiz özellik bazen bizi yalnız bırakıp,hükmümüzü alabiliyor.


 
                        Bazen o kadar sıkılırdım ki; yeni oyuncaklar keşfetmeye çalışırdım.Tabi,sonuçta bir yerimi sakatlandım.Yok yok bunları bana hatırlatmayın...Sonsuz bir hikayenin başlangıcı gibi görünse de başımdan geçenler için beni suçlamayın...




                        Aslında o kadar yaramaz görünmezdim.Sadece zeka pırıltısı çakar kafama bazen.Tamam insan büyüdükçe kontrollü eline geçiriyor.Bu yüzden kendi yaptıklarını karşılığını misli ile çekiyor.Görüyorsunuz her insanın bir derdi var.



                        İnsanların anılarını unutması herzaman muhtemel bir özelliktir.Ama ben sadece kendimi iyi hissettiğim anılarımı yaşatıyorum.Gerisi mi? Hükümsüzdür.........





                        Serzaf'ın bu işte suçu yok...Gelecek yazımda görüşmek üzere.Kendinize bir iyilik yapın.Bakın hayat kaçıyor....BYEEEEE.....TEŞEKKÜRLER..............